TMMOB İKK’DAN KONAK TÜNELLERİ AÇIKLAMASI

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, ‘Konak Tünelleri’ olarak bilinen Konak-Yeşildere bağlantı yolu projesinde devam eden hukuki sürece ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

IMG_7508

TMMOB İzmir İKK bileşenleri tarafından tünellerin Varyant girişi önünde yapılan basın açıklamasına proje nedeniyle evleri yıkılma tehdidi altında olan Damlacık Mahallesi halkından da katılım oldu. TMMOB İzmir İKK adına basın açıklamasını okuyan Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Başkanı Özlem Şenyol, projenin, iktidarın kentlere, tarihe, kültürel bellek ve birikime bakışındaki nobranlığı, yıkıcılığı, vurdumduymazlığı görmek ve anlamak açısından önemli bir örnek olduğunu belirtti. “Tünelin başladığı nokta olan ve hali hazırda şantiye alanına dönüşerek, başta semt sakinleri olmak üzere, yolu Konak’a düşen neredeyse her kentliyi etkileyen proje alanı; Kentsel Sit, Tarihi Sit, 2. ve 3. Derece Arkeolojik Sit ile 2. Derece Doğal Sit Alanının ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli yapıların bir arada bulunduğu bir alandır. Bu kadar önemli bir alanda arkeojeofizik araştırmalar yapılmadan, jeolojik etütleri olmadan, kentin ulaşım planında etüt edilmeden, ayrıntılı bir projesi hazırlanmadan tünel projesine başlanması ile birlikte tüm bu korunması gerekli katmanlar birer birer yok edilmeye başlanmıştır” diyen Şenyol, 155 numaralı Koruma Kurulu kararının yürütmesinin durdurulması, takiben de iptaline karar verilmesi için Şehir Plancıları Odası tarafından dava açıldığını hatırlattı. Şenyol, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Daha sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan Nazım ve Uygulama İmar Planlarına ilişkin yine öncelikle yürütmesinin durdurulması, takiben de planların iptaline karar verilmesi için de TMMOB Şehir Plancıları Odamız tarafından dava açılmıştır.

Dava süreci devam ederken, tünel inşaatı alabildiğine hızlı bir şekilde başta tarihi değerlerimizi, yaşam alanlarımızı yok ede ede devam etmektedir.

IMG_7511

 

Yok olan, gelecek nesillere bırakmak üzere bize emanet edilen tarihtir, kültürdür, bellektir. Yıllardan beri bu bölgede yaşayan insanlar, neye hizmet ettiği/edeceği tartışmalı, kamu yararı adı altında kamuya yük olan bir proje yolu ile yerlerinden edilmek istenmektedirler.

Bu ölçekte bir projenin üstündeki yapılaşma ile birlikte Jeolojik açıdan meydana getireceği tehlikeler açık olmasına karşın, bu durum göz ardı edilerek gerekli etütler, incelemeler yapılmadan başlanan tünel; toprak altındaki kültür varlığını yok ederek ilerlerken, toprak üstündeki dokuyu ve yaşamı da yok etmektedir.

Kenti ilgilendiren her konu öncelikle bu kenti yönetmesi için bu kentte yaşayan insanlar tarafından seçilen yerel yönetimleri ilgilendirmektedir. Ancak, ne yazık ki geçmiş dönemde yerel yönetimler Konak Tünelleri projesi konusunda sessiz kalarak, tarihimizi, kültürümüzü, yaşam alanımızı, barınma hakkımızı tehdit eden bu suça ortak olmuşlardır. Bu kenti, kendilerini seçen halkın meşru talepleri doğrultusunda, bilimi ve tekniği referans alarak, sosyal bir belediyecilik anlayışıyla, katılımla yönetmek isteyen bir yönetimin, bu suça daha fazla ortak olmayarak, halkın yanında yer alması kendi meşruiyetinin olmazsa olmaz kuralıdır. Konak Belediyesi’nin yeni dönemde başlatmış olduğu bu çabayı önemsiyor, yanında ve destekçisi olduğumuzu bildiriyoruz.

Yeni getirilen düzenlemelerle, kentlere dair alınan kararlarda çok sayıda karar vericinin olması ve adeta bir kaos ortamında sağlıksız kararlarla yalnızca siyasi kaygılar üzerinden işleyen bir sistemin kentlere yönelik işlenen cinayetler şeklinde sonuçlanmasını, Konak Tüneli Projesi örneğinde de gördüğümüz üzere artık kentini, yaşam alanını savunan kişiler olarak istemiyoruz!

Yargı; açmış olduğumuz davalardan ilki olan, kurul kararına açılan davamızı, ne yazık ki ret etmiştir. Bu ret kararına ilişkin temyiz yoluna gideceğimiz gibi, imar planlarına açılan davamız da devam etmektedir. Gerek tünel ile birlikte tarihi dokuda oluşan ve oluşacak tahribatın önüne geçilmesi, gerekse Damlacık halkının daha fazla zarar görmemesi için, yargı sürecinin acilen ve umarız ki tarihi değerlerimizi, yaşam alanlarımızı, yaşam hakkımızı koruyan kısacası gerçek kamu yararından yana olacak şekilde sonuçlanmasıdır.

Tünel inşaatının bu bölgede yer alan yapılara zarar vereceği yargıya taşıdığımız dava dilekçemizde belirtilmesine ve bu konuda hiçbir bilimsel çalışma yapılmadan bu durum İdaresince reddedilmesine karşın, bugün geldiğimiz noktada, Bakanlığın ev sahiplerine yapmış olduğu tebliğler ne yazık ki bizi haklı çıkartmaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, kaçak başlayarak Konak-Yeşildere Bağlantı Yolu Projesi’ni yasallaştıran Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan imar planlarına ilişkin dava süreçleri devam ederken, tüm kamu idarelerinin kent kimliğinin korunması için üzerine düşen görevleri yerine getirmelerinin asli görevleri olduğunu bir kez daha hatırlatırız.

TMMOB İl Koordinasyon Kurulu olarak kentlerimize, yaşam alanlarımıza yönelik bu saldırılara, her platformda karşı duracağımızı belirtir, yargıya taşıdığımız Konak Tüneli projesi nedeniyle mağdur olan halkımızın yanında yer aldığımızı ve sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz.”