DİKTATÖRLÜK DEĞİL, DAYANIŞMA VE BİRLİKTE MÜCADELE KAZANACAK

Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Yazar Ahmet Nesin ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu’nun, Özgür Gündem gazetesi ile dayanışma amacıyla “nöbetçi genel yayın yönetmenliği” yapmalarının ardından tutuklanmalarına ilişkin TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, DİSK Ege Bölge Temsilciliği ve KESK İzmir Şubeler Platformu tarafından yazılı bir açıklama yapıldı.

finc.

Ülkemiz tarihi, demokrasinin hep kör topal ilerlediği iktidarlara şahit olmuştur. Ancak AKP iktidarı, “hak ve özgürlükler konusunda daha ne kadar geriye gidilebilir ki” sorusunun yanıtını her geçen gün bir ileri aşamaya taşıyor. İktidarın, benzerlerine ancak diktatörlüklerde rastlanabilecek hak ve özgürlük düşmanı icraatlarından sonuncusuna bu hafta başında şahit olduk. Yayın politikasından ötürü çeşitli baskılara maruz kalan Özgür Gündem gazetesi ile dayanışma amacıyla, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nden bu yana onlarca gazeteci, yazar ve sanatçı gazetede sembolik olarak birer gün “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmeni” oldular. Bu isimlerden 39’u hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” suçlaması ile soruşturma açılırken, Pazartesi günü savcılığa bu konuda ifade vermeye giden Adli Tıp Uzmanı ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Yazar Ahmet Nesin ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, birer günlük gazetecilik faaliyetleri gerekçe gösterilerek tutuklandılar. DİSK, KESK ve TMMOB olarak, mahkemenin, üç ismi nöbetçi genel yayın yönetmeni oldukları günlerde gazetedeki yazı ve görsellerden sorumlu tutarak aldığı bu kararın hukuki değil, siyasi olduğunu uzun uzun dillendirmeye gerek olmadığını düşünüyoruz. Fakat derine inmeden, basın hukuku açısından bakacak olursak, gazetenin içeriğinden sembolik olarak genel yayın yönetmenliği yapan isimlerin sorumlu tutulması tam bir skandaldır. Her gün yayınlarıyla onlarca nefret suçu işleyen iktidar yanlısı gazetelere hiçbir yaptırım uygulanmıyorken, gazetecilik faaliyetlerinin önü türlü yasak ve baskılarla kesilmeye çalışılan bir gazetedeki içeriklerin cımbızlanarak suç yaratılması tek bir şeye işaret etmektedir: Yasak ve baskılar karşısında Özgür Gündem ile dayanışma içinde olmayın.

Bu olayda, özel örnek Özgür Gündem gazetesi olmakla birlikte bundan sonrası için de muhalif tüm kesimlere gözdağı verilmekte, “Baskılarımız, yasaklamalarımız, katliamlarımız karşısında bir arada durmayın” denilmektedir. Tutuklanan üç isme baktığımızda görmekteyiz ki, hedefte, bu baskılara, yasaklara, katliamlara sessiz kalmayanlar, bunların üstüne cesaretle gidenler vardır. Bizler biliyoruz ki, “tehdit” olarak görülenlerin listeleri hazırlanmış, iktidarın yargıdaki uzantılarına çoktan iletilmiştir. Şimdilik kitlesel tutuklamalar tercih edilmemekte, tehdit olarak görülenler parça parça etkisizleştirilmeye çalışılmaktadır. Sorun sadece basın özgürlüğüne indirgenemez durumdadır. Yaşanan, genel olarak özgürlüklere ve bir arada durma kültürümüze karşı büyük saldırıların öncü işaretlerindendir. İktidar, eline aldığı kılıcı hesapsızca, pervasızca sallamaktadır. Bizden, kılıç karşısında boynumuzu eğeceğimizi kimse beklemesin. İktidarın elindeki bu kılıcı, ancak bir arada durularak düşürebileceğimizin bilinci ile mücadelemizi sürdürecek, özgürlüklere ve demokratik haklara yönelik her saldırıyı kendimize yapılmış sayacağız.

DİSK, KESK ve TMMOB olarak, baskı ve zor karşısında özgürlüklerin hâkim olduğu bir Türkiye yaratma mücadelemizden asla geri adım atmayacağımız belirtiyor, Şebnem Korur Fincancı, Ahmet Nesin ve Erol Önderoğlu’nun yanı sıra Özgür Gündem’le ve bütün tutsak gazeteciler ile dayanışma duygularımızı ifade ediyor, emek, barış ve demokrasiden yana olan tüm yurttaşlarımızı AKP’nin baskı politikalarına karşı sesini yükseltmeye davet ediyoruz.

DİSK EGE BÖLGE TEMSİLCİLİĞİ- KESK İZMİR ŞUBELER PLATFORMU-TMMOB İZMİR İL KOORDİNASYON KURULU