GAZİANTEP KATLİAMI İZMİR’DE PROTESTO EDİLDİ

Gaziantep’te gerçekleştirilen katliam İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından protesto edildi.

IMG_7704

Gaziantep’te meydana gelen ve 50’den fazla kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan bombalı saldırı, İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından protesto edildi. Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde toplanan İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri bileşenleri, Konak Belediyesi Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne bir yürüyüş gerçekleştirdi. Protesto eyleminde “Ankara’nın katili, Antep’in faili”, “Katil IŞİD, işbirlikçi AKP” gibi sloganlar atılırken, 10 dakikalık oturma eyleminin ardından Emek ve Demokrasi Güçleri adına basın açıklamasını TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sekreteri Melih Yalçın okudu. Yalçın açıklamasında, Gaziantep’te gerçekleştirilen katliamda 50’den fazla kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, “Bu vahşi katliam, Diyarbakır mitingiyle başlayıp Suruç ile devam eden ve Ankara Garında en üst seviyeye çıkan halklarımıza yöneltilen gerici faşist saldırının en son örneğidir. Cenazeler ve düğünler bu toplumun değer yargıları içerisinde kutsal bir yere sahiptir. Bu nedenle de dokunulmazlıkları vardır. Bir düğünde sivil halka yönelik yapılan bu saldırı, IŞİD barbarlığının hiçbir insani değere zerre kadar saygı duymadığını bir kez daha gözler önüne sermiştir” dedi. Gaziantep’in yıllardır adım adım IŞİD yuvası haline getirildiğini vurgulayan Yalçın, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bu ilimiz uzun süredir ellerini kollarını sallayarak dolaşan üyeleri, silah yığınakları ve faaliyetleri ile IŞİD’in gövde gösterisi yaptığı bir yer haline gelmiştir. 10 Ekim Ankara Barış Mitingi katliamını düzenleyenlerin Gaziantep’te bir ‘Kürt düğünü’ne saldırı planı hazırladığı iddianamelerde yer almıştır. Ancak siyasi iktidar, tüm uyarılara karşın bu planları engellemek için gerekli önlemleri hiçbir şekilde almamıştır.

IMG_7699

Bu katliamın sorumluları, Şam’da ‘bayram namazı’ kılma hayali içinde olanlardır.

Bu katliamın sorumluları, ülkeyi IŞID barbarlığının üssü haline getirenlerdir.

Bu katliamın sorumluları inanç özgürlüğüne ve laik yaşama tahammülü olamayanlardır.

Bu katliamın sorumluları, Kürtlerin bu ülkede kendi kimlikleri ile eşit ve onurlu biçimde özgürce yaşamalarını istemeyenlerdir.

Bu katliamın sorumluları, emekçilerin, kadınların, LGBTİ bireylerin, gençlerin, Alevilerin, çevrecilerin kısacası kendinden farklı olanların varlığına tahammül edemeyenlerdir.

Bu nedenle de bu saldırı, barış, demokrasi, eşitlik, özgürlük ve adalet için mücadele edenlere yöneltilmiştir.

Barış dilinin, söyleminin ve faaliyetinin yaygınlaşmaması, başarıya ulaşmaması için planlanmıştır.

Ancak şu çok iyi bilinmelidir ki bu tür saldırıların ima ettiği tehditlere hiçbir şekilde boyun eğmeyeceğiz. Her gün savaş tohumları saçılan bu topraklarda yaşam hakkımızı koruyabilmek ve IŞİD çeteleri ile ardındaki güçlerin amacına ulaşmasını engellemek için emekten, barıştan, eşitlikten, özgürlükten ve gerçek demokrasiden yana güçler olarak dayanışma ve mücadelemizi karalılıkla sürdüreceğiz. Ve çalışırken ölmediğimiz, savaşta ölmediğimiz, katliamlarda ölmediğimiz, ayrımcılığa, nefret söylemine ve eril şiddete maruz kalmadığımız barışın, kardeşliğin ve eşitliğin tesis edildiği demokratik Türkiye’yi mutlaka kuracağız.”