BARIŞ GÜNÜ DOLAYISIYLA BASIN AÇIKLAMASI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

IMG_2238

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından 6 Eylül 2017 tarihinde Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde bulunan ÖSYM Bürosu önünde gerçekleştirilen açıklamada, “Savaşa hayır, barış hemen şimdi”, “Yaşasın halkların kardeşliği” gibi sloganlar atıldı. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına açıklama yapan TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sekreteri Melih Yalçın, bayram gibi kutlanması gereken bir barış gününün daha ülkemizde ve dünyada çatışma, savaş ve düşmanlıklarla karşılandığını ifade ederek şunları söyledi:

“İnsanlık tarihinin en uzun çatışmalı süreçlerinden birine şahit olmuş bir coğrafya üzerinde yaşamaktayız. 33 yıldan bu yana devam eden ve on binlerce insanın canına mal olan çatışmalı ortamın ortaya çıkardığı acılar her geçen gün büyümektedir. Kürt sorununda çözümün ölümle, kanla, güvenlikçi politikalarla ve hamasi terör nutuklarıyla olmadığı gün gibi ortadadır. Kürt sorununda demokratik çözüm yolları aranmalı, bu çözüm için öncelikle halklar arasında eşitlik tesis edilmeli, böylece barış, huzur ve kardeşliğin önü açılmalıdır. Yasal siyasetin önündeki engeller kaldırılmalı, Kürt halkının iradesini temsil eden ve barış mücadelesinin önemli unsurları olan HDP milletvekilleri derhal serbest bırakılmalıdır. Bir an önce silahlar susmalı, siyaset konuşmalıdır.

Ülke içinde barış ve huzuru sağlamaktan uzak olan siyasi iktidar, bölgedeki savaş döngüsünün bir parçası olmakta, dahası bu döngünün sona ermemesi için açık bir şekilde çabalamaktadır. Suriye’de savaşan cihadçı çetelere iktidar tarafından açık destek sunulmakta, türlü olanaklar sağlanmaktadır. Türkiye’nin bölgesel emperyal güç olma çabası doğrultusunda hızla silahlanmaya öncelik verilmekte, silaha yönelik yatırımlar sağlık, eğitim gibi temel önceliklere ayrılan bütçeyi geride bırakmaktadır.  Bu anlamda barış talebinin, aynı zamanda herkes için daha iyi bir yaşam talebi olduğunu vurguluyoruz.

Bugün aynı zamanda tarihte 6-7 Eylül olayları olarak bilinen saldırganlığın, esas olarak Rum halkına ve yanı sıra Ermeni ve Yahudilere yönelik pogromun yıl dönümü. 62 yıl önce, 1955 yılında bugün Atatürk’ün Selanik’te bulunan evine, daha sonra Türkiye istihbaratı ile ilişkili olduğu ortaya çıkan bir genç tarafından bombalı saldırı yapılarak büyük bir provokasyon tertiplendi. Bu iki günde, binlerce ev ve işyeri, kiliseler, sinagoglar, okullar talan edilirken 15 kişi yaşamını yitirdi, kadınlar tecavüze uğradı.

Başta İstanbul olmak üzere çeşitli şehirlerde yaşayan on binlerce yurttaş, milliyetçi, ırkçı saldırganlığın hedefi olurken, 6-7 Eylül pogromu öncesinde İstanbul’da 135 bin olan Rum nüfus, sonrasında 70 bine düşmüştü. 6-7 Eylül’den geriye, toplumsal çeşitlilik açısından çoraklaşmış bir ülke kaldı.

Ancak bugün AKP Türkiye’sinde yine azınlık görülen, Müslüman olmayan halklar tehdit altında. İktidarı temsil eden isimlerin her fırsatta bu kesimleri açık ya da örtülü bir şekilde hedef göstermesi, hükümetin barış ve uzlaşı kültüründen ne kadar uzak olduğunun önemli göstergelerinden biridir. Bu nedenle 6-7 Eylül benzeri saldırıların yaşanması hiç de uzak bir ihtimal değildir.

Tüm bu koşullar altında, İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak, ülkemizde ve dünyada mutlu ve huzurlu bir yaşam için birincil önceliğin barış olduğunu biliyor, toplumsal mücadelenin en önemli ayağının barış ve kardeşlik mücadelesi olduğunu hatırlatıyoruz. 6-7 Eylül’de Rumlara, Ermenilere, Yahudilere, bugünün Türkiye’sinde Kürt halkına dayatılan tek din, tek dil ve tek millet esasına dayalı tekçi politikalara karşı çıkmak bu mücadelenin ilk adımı olacaktır.

Bugüne dek barış, kardeşlik ve eşitlik mücadelesinde kaybettiklerimizi saygıyla anarken, tüm yurttaşlarımızı, AKP iktidarının ülkede ve bölgede izlediği savaş politikalarına karşı sessiz kalmamaya, barış talebini bulundukları her alanda yükseltmeye davet ediyoruz.”

IMG_2242