İSTİNYEPARK İNŞAATINI DURDURMASI İÇİN BALÇOVA BELEDİYESİ’NE SON UYARIMIZDIR!

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, yazılı bir açıklama yaparak İstinyePark projesi konusunda alınan mahkeme kararlarının uygulanması doğrultusunda Balçova Belediyesi’ne çağrı yaptı.

ÇED RAPORUNU İPTAL EDEN MAHKEME KARARININ UYGULANMASI VE İSTİNYEPARK İNŞAATINI DURDURMASI İÇİN  BALÇOVA BELEDİYESİ’NE SON UYARIMIZDIR!

İstinyepark Otel ve AVM projesi için daha önce Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi’nin de açtığı dava sonucunda mahkeme tarafından plan değişikliklerinin iptali yönünde karar alınmıştı. Bu hafta da basına yansıyan haberlere göre, duyarlı bir yurttaş tarafından İstinyepark Otel ve AVM Projesi için verilmiş “ÇED olumlu raporuna” karşı açılan 2017/1710 E. Sayılı davada İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin 11.07.2018 tarih 2018/1064 sayılı kararı ile ÇED raporu iptal edilmiştir. İptal kararında “Söz konusu proje alanına ilişkin imar planlarına karşı açılan davalar sonucunda, yapılan imar planı değişikliklerinin iptaline karar verildiği, bu durumun ise çevresel etki değerlendirmesinde dikkate alınacak hususları etkileyeceği, öte yandan, uyuşmazlık konusu İzmir İli Balçova İlçesi, Bahçelerarası Mahallesi, 6165 ada, 1 ve 6 sayılı parsellerin tevhidi sonucunda oluştuğu, bu bağlamda, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 3.maddesinde ifade edilen, herhangi bir sahanın her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı kuralı gözetildiğinde uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır” ifadesi kullanılmıştır. Balçova Belediyesi ile Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi arasında geçen yazışmalarda Balçova Belediyesi, inşaatın durdurulması ve ruhsatın iptali konusunda tereddütte kaldığını belirterek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na görüş sormuş ancak yukarıda bahsedildiği üzere plan iptal kararı, İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin ÇED Raporunun iptali yönünde karar alması için en önemli dayanaklardan biri olmuştur.

ÇED Yönetmeliğinde, “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı veya “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, yapı kullanma izin belgesi veya yapı ruhsatı verilemeyeceği ve proje için yatırıma başlanamayacağı hükümleri yer almaktadır. İstinyepark Otel ve AVM Projesi, 1998 yılından itibaren sistematik olarak işlenen bir kent suçudur ve derhal durdurulması gerektiği daha önce de tarafımızca ifade edilmiştir. Aynı zamanda konuyla ilgili yapılmış bilimsel çalışmalar (bilirkişi raporları) ve yargı kararları da bu ifademizin haklılığını desteklemektedir. Bu suçun önüne geçmek adına, kent için önemli kazanımlar olan yargı kararlarının yerel yönetim tarafından uygulanması bir zorunluluktur.

Planların mahkeme tarafından iptal edilmesini takip eden 30 gün içerisinde inşaatın mühürlenerek durdurulması ve ruhsatın iptal edilmesi gerektiği konusunda Balçova Belediyesi ile 25.07.2018 tarihinde yazışma süreci başlatılmıştır. Ancak o tarihten bu yana ruhsatın iptal edilmesine ve inşaatın durdurulmasına ilişkin Balçova Belediye tarafından herhangi bir bilgi paylaşılmamıştır. Bu süreç devam ederken, mülkiyeti özel şahısta olmasına rağmen, 644 sayılı KHK ile tariflenmiş yetkinin dışına çıkarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 6165 Ada 1 Parsele ilişkin plan değişikliğini hızlıca onaylayarak, 12.07.2018 tarihinde askıya çıkarmış ve 13.07.2018 tarihinde yurttaşlar tarafından iletilen yüze yakın itiraz, 17.08.2018 tarihinde reddedilmiş ve yeni planlar kesinleşmiştir.  Ancak hiç durmadığını gözlemlediğimiz İstinyepark inşaatı, 17.08.2018 tarihinde kesinleşen imar planlarına istinaden verilmiş olan ruhsat doğrultusunda mı devam ediyor, bilinmemektedir. Fakat iptal edilen imar planına ve ruhsata istinaden devam eden bir inşaat söz konusu ise, ortada açıkça işlenen bir suç bulunmaktadır ve sorumlular hakkında bir an önce idari ve hukuki işlem başlatılması gerekmektedir.

Yargının verdiği iptal kararları gereği olarak inşaatın yıkımına gitmesi gereken bu süreçte, son süratle devam eden İstinyepark inşaatı hakkında yıkım kararı alındığında oluşacak olan tazminat yükünün sorumlusu, yalnızca planları onaylayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı değil, bu süreçte inşaatı durdurmayarak kamu zararını artıran Balçova Belediyesi de olacaktır. Yalnızca 1998 yılından bu yana kamunun mülkiyetinde ve kullanımında olan bu alanın talan edilmesine göz yummakla kalmayıp, bizzat bir şirketin çıkarları uğruna, hukuk kararlarını uygulamaya koymamakta direnen kurumlar, kamu zararına neden olmakta ve suç işlemektedir. Bu açıklama ile birlikte sizlere bir kez daha kamunun huzurunda diyoruz ki: “Kente ve halka karşı işlediğiniz suçlardan vazgeçin ve yargı kararlarının gereklerini yerine getirin!”

TMMOB İZMİR İL KOORDİNASYON KURULU